İstila Başlasın!

Bir virüs hayatımızı değiştirmek üzere…
Açgözlü ilaç şirketlerinin kontrolünü kaybettiği bu virüs insanları ve hayvanları zombilere dönüştürmeye başladı…
Virüs kan yoluyla bulaşıyor. Virüsten etkilenenler gördükleri tüm canlılara saldırıyor ve onları yiyorlar. Ufak sıyrık ya da ısırıklardan sonra kaçabilen canlılar ise 10 dakika ile 60 dakika arasında zombiye dönüşüyorlar.
Zombiler koşabiliyor…
Zombiler ilk olarak 30 Aralık 2010’da, akşam saatlerinde görülmeye başlandı…
Hayatta kalanlar haberleşmeye çalışıyor...
Abdullah Suphi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abdullah Suphi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5

Ankara 23.59 -2 aralık

Bu size son yazışım. Birazdan güvenli bölgeden kaçacağım. Bacağımdaki yara gün geçtikçe kötüleşti. Artık kokuşmuş bir et parçasından farkı yok.
Keşke size daha güzel şeyler yazabilseydim ama kaderin bir cilvesi olsa gerek,aynı taraftayken kısa bir süre sonra birbirimizi öldürmeye çalışacağız.
 Yaklaşık 1 saat önce,küçük bir kız çocuğuna annemden kalan kolyeyi hediye ettim. Pis ellerim onu kirletmesin.
Hava hiç olmadığı kadar karanlık bugün,dışarısı soğuk.
Kendinize iyi bakın dostlar, her ne kadar artık düşmanda olsak,belki bir gün yine aynı tarafta oluruz.
 Haa bu arada silahımı yanıma alıyorum,olurda cesaret korkuya galip gelirse, yapmam gerekeni biliyorum.
6

Eğer savaş istiyorlarsa,savaşı onlara veririz...Ankara,Cebeci 1 ocak


Saat 15.47,önümdeki sıradışı hareketliliği geç farkettim.
Yanımda duran kadın önünde duran insan benzeri varlığa dehşetle bakıyordu.
Daha kaçmayı bile akıl edemeden o yaratığın kadının üstüne atıldığını 
gördüm.
İçimde yayılan korkuya hakim olmaya çalışıyordum.
Bacağımda birden müthiş bir acı duydum ve istemsiz arkaya döndüm.
Arkamda duran diğerini farketmem çok sürmedi.
Ölümle hayat ilk defa birbirine bu kadar yakındı, o an silahım olduğunu
hatırladım.
Silahımı çektim ve o yaratığa bir kaç el ateş ettim,sokağın köşesine doğru 
kaçmaya başladım.
O kadını kurtarabilirdim,geri dönmeliyim... 
Saat 15.49,arkama bakmadan yürüyordum.
Gene o ne idüğü belirsiz çığlıkları duydum.
Geri dönmek için artık çok geçti.Devam etmeliyimdim,
etmek zorundaydım ama bacağımdaki yara gittikçe kötüleşiyordu.
Yere damlayan her kanla birlikte biraz daha halsizleştiğimi
 hissediyordum.
Nereye gideceğimi biliyordum,kafamda yıllar önce
yüzbaşı Erdal'ın söylediği sözler yankılanıyordu:

     '' eğer savaş istiyorlarsa,onlara savaşı veririz''

Hayatta kalan diğerlerine sesleniyorum,
dikimevi metro durağında ihtiyacınız olan yardımı görebilirsiniz.
Sizi bekliyor olacağız.